1/8/2009 · Kategori: ALISVERIS


Tüm Türkiye'de ünlü Siteler'de 3 gün öğleden sonra bir kaç saat mobilya baktık. Salon için oturma grubu ve Selin için odasına eksik mobilyalarını tamamlayacı ürünler bakıyoruz. Fiyatlar önce çok pahalıydı. Klasik mobilyalar çok pahalı. Modern tarzlara geçiş yapınca fiyatlar da ucuzladı.
16/5/2008 · Kategori: ALISVERIS
Çarşamba günü ben,eşim ve kayınvalidem hep birlikte Ulus'a gittik. Ulus'ta kayınvalidemin ufak bir işini bankada hallettikten sonra Hacıbayram'a doğru ufak adımlarla yürüdük. Kayınvalidem 86 yaşında, artık zorlanıyor adım atarken. Ama o hali ile hiç şikayet etmeden Atatürk zamanında yapılmış Valilik Binasını ve daha birkaç resmi daire olarak hizmet veren binayı arka sokaklarda geçtikten ve sert esen rüzgarın savurduğu toz ve toprakla haşır neşir olduktan sonra daracık sokaklarda, bir kaç katlı eski Ankara evlerinde faaliyet gösteren avizeciler çarşısına geldik.
Şimdi burada yine bir kıyaslama yapmak lüzumu hissettim: İstanbul için Eminönü, Mahmutpaşa ne ise Ankara için de Ulus O.Bu küçücük evlerin içleri öyle güzel dekore edilmiş, avizeler işin içeriği ve niteliğine uygun olarak tavan ve duvarlara öyle güzel monte edilmişler ki. Kayınvalidem pek çok avizecilerin sıralandığı sokakta hiç bir dükkana uğramadan, daha önceden bildiği dükkana direkt bizi götürdü. Dışarıdan içerisini küçük zannetmiştim. Girince L şeklinde kocaman, iki katlı bir dükkanda buldum kendimi. Patron salonun baş köşesinde gösterişli koltuğunda oturuyordu. Kısa, etine dolgun satış danışmanı diyelim, yanımıza geldi ve bize rehberlik etmeye başladı. Ben sade, fazla gösterişli olmayan bir avize beğendim. Kayınvalidem de hemen onun biraz ilerisinde, aynı modelin güllüsünü gösterdi.
-O biraz ağır anne, daha sade bir şey olsun, bu nasıl diyerek benimkini gösterdim.
-Bu da güzel yani diyerek yine beğendiğini gösterdi. Eşime de gösterdim. O da başka bir avize bana gösterdi.
Dükkanın içi o kadar çok çeşitte avize ile dolu ki. Bu görkem ve ışıltı içinde size bütün gördükleriniz çok güzel gelebilir.
Dükkanı şöyle bir dolaştık. Pahalı ürünler dükkanın girişine asılmış, L nin ayağına denk gelen kısımlardaki ürünler nispeten daha ucuz. Üst kata hiç çıkmadık. Nasıl olduysa oldu eşim ve kayınvalidem benim beğendiğim model üzerinde satış danışmanı ile pazarlık ediyorlar.
-Peşin mi ödeyeceksiniz teyze? diye sordu genç.
-Evet, peşin dedi kayınvalidem.
Peşin ödemelerde bir hayli indirim yapıyorlar.%40 indirim var. İki avize alacağız.1.200dedi genç.kayınvalidem de 1000 YTL. indirmeye çalışıyor. Çok da sıkı pazarlık yapar annem. Satış danışmanı köşeye sıkıştı.
- Gidip bir sorayım dedi ve gitti.
geldiğinde fiyatın daha inemeyeceğini söyledi. Biraz daha ayaküstü dükkandan çıkarken pazarlık yapıldı ama durum değişmedi.
Bu gençten şunları öğrendik: Pirinç üzerine pirinç kaplama avizeler de kararma olmaz. Saç avizeler hem ucuz oluyor hemde 8-10 yıl sonra değiştirmeniz gerekiyor.
Buradan çıkıp sola yukarı doğru 15-20 adım yürüdük. Ama burada birbirine bitişik avize dükkanları var. Dükkan sahipleri sizi nereye girip çıktığınızı görüp,takip edebilecekleri şekilde dükkanlar hep. Bizim çıktığımız yer bayağı büyükdü. Yine büyük bir yer arıyoruz girmek için. Ayaklarımız bizi götürdü üçüncü bir dükkana soktu. Giriş kapısından geçince burada bu kadar büyük bir dükkan nasıl olabilmiş diye hayret ettim. Çünkü binalar eski ve eski evler de ufak olduğundan muhit icabı küçük olmaları gerekiyorken burayı bitişik diğer dükkanları da almak üzere büyütmüşler, birleştirmişler.
İçeri de dekorasyon değişikliği varmış. İki delikanlı kablolar ve diğer malzemelerle çalışma halindeler. Diğer dükkanın aksine burada pek çok çalışan var. Daha bir şirketimsi havası var.Bayan satış danışmanı güleryüzlü bir genç kız bize yardımcı oldu.O kadar çok o kadar çok avize var kii. Nasıl seçim yapacağız Allahım. İşimiz zor derken diğer beğendiğimiz avizenin aynısını burada gördük ama fiyatı çok uçuk. Diğer çocuk pirinç üzerine pirinç kaplama demişti buradaki kız ise altın kaplama diyor. Bunlardan hangisine inanacağız şimdi?
Pirinç kaplama ilerde kararır buna bir şey olmaz demesin mi?
İki avize için pazarlık başladı. Yaşlı kayınvalideme dükkanda gördüğüm bir koltuğu çekip getirdim. Oturtttum. Biz ayaktayız. Pazarlık sıkı devam ediyor.1.500 Ytl istiyor kızımız peşin para. Ama sonunda gidip bu kız da patrona sorup geldi 1300YTL ye bu iş bağlandı. Eğer doğru ise söylediği altın kaplama idi avizenin kolları. Hem de diğer dükkandakinden biri daha da büyük. Zamanla göreceğiz bakalım altın mı, pirinç mi?
Almadan önce iyice dolaşıp fikir edinilmeli. Piyasa araştırması yapılmalı.
İki pakete sarılan avizelerimizi alıp sokaktan aşağıya doğru yürüdük ve Ulus caddesine geldik. Burada çok uzun senelerdir kebap ve pide yapan bir dükkan var. Kayınvalidem burada bize pide yedirmek istediğini söyledi. Rüzgar halen esiyor. Bir o yandan bir bu yandan. Karıştırıyor ortalığı. Ben:
- Yağmur yağacak, bu rüzgar yağmur getirecek, dedim.
-Yağmuru yarın verdi, dedi eşim. Haberleri kastediyor.
Pideciye geldik. Siparişleri verdik. Biz de dışardaki masalara oturduk. Avizeleride birer sandalyeye yerleştirdik. Yanımda cep telefonum olmadığı için Avizeciler çarşısı ileTelgraf Sokağı ve Hükümet Meydanı sokağını resimleyemedim. Buralardan geçince hemen avizecilere geliyorsunuz. Ben de otururken bu sokaklardan gelirken indiğimizi eşimin cep telefonu ile resimledim.

6/4/2007 · Kategori: ALISVERIS
4. Levent'te bulunan bir bilgisayar mağazasından satıcının benim isteklerime göre uygun olduğunu ve bana tavsiye ettiğ HP Pavillon masaüstü Bilgisayarı 25 Mart tarihinde satın aldım. Bilgisayarda özellikle aradığım kasanın sessiz çalışması idi.
Pazartesi günü akşamı bilgisayar teslim edildi.Yemekten sonra Selin'in ayaklarımın dibinde, kolilerin adeta içinde dolaşmasına rağmen bilgisayarı kurdum ve çalıştırdım.O da ne! Ne kadar sesli bir şeymiş bu böyle! Hemen satışı yapan görevliyi arayıp durumu söyledim. Servis yazdırmamı istedi. Bu durum çok canımı sıktı. Ucuz bir şey de değil ki adam sende desem. Şimdi işin yoksa servis peşinde koştur dur. Ertesi gün iş yerinden 1 saate yakın servisin numarasını düşürmeye çalışmakla vakit geçirdim. Nihayet yazdırdım. 15 gün geçti beni arayıp gelecekleri günü bildirmelerini bekliyorum halen.
Mağazanın merkezini aradım . Ürünün sesli çalıştığını söyleyerek; ben özellikle sessiz bir ürün istediğimi söylemiştim satıcıya, bunu ne yapacağım şimdi dedim. Konuştuğum bayan mağazayı arayıp bana döndü ve ürünü mağazaya götürebilirsiniz, ama iade edip edemeyeceğinizin garantisini veremiyorum dedi. Bu da bir şeydir diyerek tüketici hakem heyeti ile ilgili internetten araştırmalar yaptım ve ertesi gün öğleye kadar amirimden izin aldım. Ürünü ambalajına koyup iade için gideceğim.
Gece uyudum uyandım hep konu aklımda. sabah kalktım. Çocuğu hazırlayıp servise teslim ettikten sonra bende hazırlandım.28 Martta evden dualar ile çıktım ve bir taksi tutup Gold mağazasına geldim.
İçeriye ürünleri taşıdım ve iade edeceğimi söyledim. 2. Kata bir görevli ile çıktık.Bankoda çalışan gençler kolileri açtılar ve ürünleri kontrol ettiler. Aşağıdan mağaza sorumlusu geldi. O da kontrol etti. Kasanın bir yüzü deliklerle kaplı. Oradan rüzgar uğultusu gibi ses geliyor dinleyin dedim. Sorunu giderelim veya başka verelim dedi görevli. Ama ben artık cesaret edemiyordum bilgisayar almaya ve hayır almayacağım, iade etmek istiyorum, bu olay beni çok ürküttü dedim. Belki tozlanmıştır, HP dünyanın en iyi bilgisayarıdır dedi ise de kabule yanaşmadım ve daha da fazla beni zorlamadılar, ürünü iade aldılar. Bu davranışları beni memnun etti tabii. Herhangi bir elektronik eşyamı çekinmeden yine alabilrim buradan diye düşünüyorum.Müşteri memnuniyeti bu olsa gerek.
Ama HP servisinden halen haber yok. Ürünü iade ettiğimin kokusunu mu aldılar da aramıyorlar acaba?