6/3/2008 · Kategori: NÖBETTE YAŞADIKLARIMDAN
Dün sabah Selin'i okula gönderdikten sonra biraz yatmayı planlamıştım ama yatmadım sonradan. Nöbete gideceğim için biraz daha dinlenmek istiyordum. Ancak hastahane evime çook uzak olduğundan evden erken çıkmam gerekiyor. Ben de zamanımı yatarak geçirmek istemedim. Kahvaltıdan sonra evdeki işlerime baktım. Eşim zorla beni yatırmak istediğini söylemesine rağmen kabul etmedim. Koridoru sildim.Ama koridor da koridor yani. Bayağı zamanımı aldı. Çok uzun. Çamaşırları yıkadım. Serdim. Lezzet Mutfağından tarifini aldığım havuçlu toplardan yaptım.Çorba ve sosisli makarna yaptım. Selin'in babasına problem çıkarmadan yiyeceği yemekler olmasına dikkat ettim.Saat 14.20 de evden çıktık. Otobus durağındayız. 123 numara bir kaç dakika sonra geldi.Hava o kadar bahar kokuyordu ki...
Eskişehir yolunu takip edip Ankara'nın içine giren otobüsümüz Meşrutiyet caddesindeki durağında durduğunda buradaki kalabalık ve hareketli nüfus dikkatimi çekti.Kızılayın Sağlık bakanlığının olduğu taraf olan Mithatpaşa Caddesi ise o kadar kalabalıktı ki insanlar üst geçit yerine yolu kullandıklarından otobüsümüz yayalara çarpmamak adına çok özen gösterdi.
Necatibey'de indim. sıhhıye Köprüsüne kadar İstanbul kadar olmasa da yine oldukça kalabalık olan insanların arasından kendime yol bulmak için zorlandım.Köprüye doğru giderken orta yaşlı bir beyfendinin güvercinlere ekmek bölüp attığını ve hatta onları elinden beslediğini görünce dayanamayıp resim çektim. Bloğuma ekleyeceğim.
Sıhhıye'de 303 numaralı otobüse binerek iş yerime gittim. Bu akşam çift ebeyiz acil poliklinikte. Diğer arkadaşım gelmiş, nöbeti teslim almış ve nöbetçi doktor ile hastalara bakmaya başlamışlar.
Doktor hanım yerinden tam 1 saat 20 dakika hiç kıpırdamdan mütemediyen hastalara baktı. Sonuç göstermeye gelenler, düşük yapanlar, karnım ağrıyor diyenler, kistim mi patladı acaba sol yanım ağrıyor diyenlere bakıldıktan sonra içeriye beyaz tenli, çekik gözlü genç bir kadınla kocası girdiler ama kadın ayakta duramıyor, pelte gibiydi. Uyuşturucu mu içmiş diye düşündük. kocası öyle bir alışkanlığı olmadığını söyledi. 4 aylık hamile imiş bayıldığı için hastahaneye getirmiş. İlaç içiyormuş ama antibiyotik imiş. Tansiyonunu ölçmek için gebenin yanına gittim. Kolunu açamadığı gibi kolunu tutamadı bile.O arada biraz sorguladım. Ne ilacı içtin diye. Başı ağrıyormuş, ağrı kesici içtiğini söyledi.Kocası ilaçların kutusunu ortaya, masaya koydu.Tansiyonu iyi idi ama nabız çok hızlı ve zayıf atıyordu. Saymakta çok zorlandım.90 civarında bir nabız ölçtüm.Ultrasound için gebeyi diğer odaya götürdüm. Sedyeye yatar yatmaz hemen yan döndü. Uyumak istediğini söyledi. Doğum salonundaki nöbetçi doktor da geldi. tam o sırada diğer ebe arkadaş ve ben gebeye kaç ilaç içtiğini sorduk aynı anda. HEPSİNİ şeklinde cevap verince şaşırma ve olayın teşhis edilmesinin verdiği bir rahatlama oldu. Niçin bu şekilde kendisini saldığı ve bayıldığı anlaşılmış oldu. Mide lavajı için hasta bir başka hastahaneye sevk edildi. Kocasına eşinin intihar amacı ile ilaç içtiği söylendi. Zaten hanımı gerçekleri itiraf ederken o da yanımızda idi. Gebe kadın tamamiyle kendinden geçmeden son ayık dakikaları içinde intihar girişiminde bulunduğunun kendi ağzından duyup tedbirin alınması hastanın şansı oldu.Doktorun diğer hastahanedeki doktora yazdığı not ve genç adamın tekerlekli sandalyeye yerleştirdiğimiz eşi ile gidişini izledikten sonra diğer hastalara bakmaya devam ettik. Bu gece 45 hasta ile rekor kırıldı. O yüzden yazacak çok şeyim var. Devamını daha sonra getireceğim. Şimdilik hoşçakalın. Formamı ütülemeye gitmem lazım ..
Akşam saatinde sonuç gösteren karnı burnunda olan bir gebe doktordan bir ricada bulunacağını söyledi.Doktor da tabii buyrun deyince gebe:
- Sizi ilgilendirmez ama sağlık karnemizin süresi cuma günü doluyor. Cumaya kadar doğum olsa da masrafımız olmasa deyince doktor da muayene odasına geçmesini ve hazırlanmasını istedi. Muayene edecek, bir bulgu bulursa da yatıracak. Hastayı hazırlamak için ben de odaya girdim ama biraz önceki mantıklı kadın gitmiş yerine korkan ve muayeneyi yaptırmak istemeyen biri gelmişti. Ben de şaşırdım.Onu ikna edip masaya yatırdım. Ne kadar mantıklı hareket ettiğini, şimdi ise mantıksız hareket etmeye başladığını söyledim. Doktor geldi, eldiveni giydi, gebe masadan doğruldu, özür dileyerek muayeneden korktuğunu ve muayene olmak istemediğini söyledi. Doktor gebenin isteği üzerine muayene etmek istediğini ve olmak istemiyorsa masadan kalkabileceğini söyledi ve gebe kalktı.Bu gebenin korkusuna bir anlam veremedim. Herhangi bir müdahale yapılmıyor, sadece ginekolojik muayene yapılacak, rahim ağzında açılma var mı yokmu anlaşılmaya çalışılacaktı. Eger bir bulgu var ise buna göre gebeye yatış verilecek ve doğum bebeğin başının iri olmasından dolayı sezaryen ile gerçekleştirilmiş olacaktı.Bütün bunlar ssk karnesinin süresi dolmadan olup bitecekti.Bu gebe korkusuna yenildi ve gitti.
Bir başka ilginç olayda 42 yaşında bir hanımın sol yanında ağrısı olduğunu söyleyerek muayeneye gelmesinden sonra oldu.Kisti olduğunu ve patlamış olmasından korktuğunu söylüyordu.Hasta kabule acile giriş yaptırın, dosya alıp gelin diye yakınlarını gönderdik.Vezneye muayene ücretini ödememişler. Ama muayene için hanım yanımızda bekliyor. Yakınları da koridordaki koltuklarda bekliyor. 3-4 kişi varlar. Üst baş iyi. 15 ytl ödenmiyor ama.Doktor etik davranarak muayene ücretini ödemeyen hastayı muayene masasına aldı ve muayenesini yaptı.Gerekli şeyleri ve muayene neticesini söyledi ve kadın acil kapısından çıkmış yakınlarının yanına gitmek üzereyken dosyayı alıp getirmesini söyledi kadına.Etekliğini düzelterek giden kadın son kez bizlere doğru baktı ve gözden kayboldu. Dosyayı getirmek demek 15 ytl'yi ödemek demek. Vee bu kadın dosyasını getirmeden çekip gitti. Tekrar gelmedi.
Bir vakkada gebe bir kadınla ilgili. Suları patlamış,hastahaneye geldi, muyenesi yapıldı. Suyu geldiği için yatış verilecek. Diğer iki doğumu sezaryen ile yapmış. Bu üçüncü gebelik. Bu da sezaryen olacak. Hastaya yatış vereceğiz ama sistem çalışmıyor. 15 ytl ödenmemiş olduğu için. Evden acele çıktık, yanımıza para almadık da ondan diyorlar. Arkadaş da dediki:
- bu kadar acele koşturup gelmeyi biliyorsunuz ama? Hastahaneye geliyorsunuz, para lazım olmaz mı insana?
Hasta kabul memuru yanımıza geldi. Sistemi açıp açmamakla ilgili doktorla konuşup gitti. Sistem açıldı, gebeye yatış verdik ve servise götürüldü.Bu gebe beş kuruş para ödemeden hem sezaryen olacak, hem de diğer sağlık hizmetinden iğne ilaç ve bakım yararlanıp hastahaneden elini kolunu sallayarak gidecek. Burada benim dikkatimi çeken nokta şu: İnsanlarımız hiç samimi değiller. Parası olan da olmayan da hizmeti beleşten almaya bakıyor. Hiç sesini çıkarmayıp parasını ödeyene haksızlık olmuyor mu bu? Ödeyenlerin ne suçu günahı var o zaman?Gebenin suyu gelmiş taksi tutup gelmeyi biliyorsunuz da cebinizde 10-15 ytl bulunmuyor mu? Bulunmuyor ise söylenecek bir şeyimiz yok. Ama sanki var da verilmiyormuş gibi bir hisse kapılıyor insan nedense.Sosyal güvencesi olanların da şakır şakır devlet parasını ödüyor ama bu paralar da hepimizin. Hastahaneler ve sosyal güvencesi olan insanlarımız bu güvencelerini suistimal etmesinler . Hastahaneye gidiyorsunuz eger güvenceniz varsa sizden bir yığın tetkiki hiç düşünmeden istiyorlar. Eğer ücretli hasta iseniz gerçekten lüzumlu tetkikleri istiyorlar.Sağlık konusunda çok savurganız.