Number of online users in last 3 minutes
Özel Arama

26/7/2008 · Kategori: KİTAPLARIM

                    Beşiktaş'ta iken alıp Ankara'ya getirdiğim kitaplardan şimdi işe gelip giderken otobüste okumaya başladım birer ikişer. Emile Zola'nın Toprak isimli romanı da bu okuduğum kitaplardan birisi. Dün bitirdim. Soluğum kesildi adeta kitabı okurken. Çok büyük bir yazar Emil ZOLA.    Toprak'ta adeta devleşmiş, muhteşem bir şey olmuş.
                Ben bu kitabı okuyunca;  insanlığın dil, din, ırk ayrımı yapılmaksızın bakıldığında dünyanın her yerinde aynı ortak duyguları paylaştıklarını anladım. Sanki Fakir BAYKURT'un Tırpan isimli kitabını okuyordum. Ki ben bu kitabı 14 yaşında filanken okumuştum. Halen etkisi dimağımda. Her iki yazarın toprağa bağlı yaşayan insanların dünyasını iki farklı ülke insanını öyle güzel anlatmışlar ki..
               Kendimin de yazı denemelerimin olması nedeni ile ustaların kitaplarını okurken daha bir dikkatli okuyorum. Olayları nasıl kuruyor, geliştiriyor, tasviri , sonucu nasıl yapıyor diye.
             İşte Emil Zola'yı da bu duygularla okudum.Toprak ve insanı, insanın toprağa bağlılığını ve sevgisini, bu uğurda neleri kaybetmeye hazır olduğunu, cinayete kadar  işi nasıl götürebildiğini Emil Zola o kadar ustaca yazmış ki. Bazı kahramanlarının duygularını öyle güzel sergilemiş, adeta bir psikiyatrı uzmanı gibi. Çok etkilendim. Romanın son 50-60 sayfasını okumaktan çekindim. Çünkü insanın vahşi yanını sergiliyor burada yazar. İnsanlara adam öldürttürüyor,parmak kestirttiriyor. Aman Allahım bunlar da öyle bir ustalıkla yanyana getiriyor, olay kahramanlarının duygularını öyle muhteşem veriyor ki ben de yazarın bütün bunların yaşandığı bir köyde yaşayıp yaşamadığını düşünmeye başladım. Bu kadar güzel bir duygu aktarımı hayali olamaz  çünkü diye düşünmekteyim.

                Yazarların bütün sermayese çok iyi gözlemdir. Gözlemleyerek beyine kayıt ettiklerini daha sonra kullanırken yazar ortaya çıkarır, kahramanlarını sentezlenmiş gözlemlerden oluşturur, ete kemiğe dönüştürür, o gözlemleri bir romanda oyuncu olur, kahraman olur.

Émile Zola
Émile Zola

Émile Zola,  Fransız yazar.2 Nisan (1840-29 Eylül 1902)  Paris'te doğdu.Doğallık akımın öncüsü olan ünlü yazarın babası İtallyan asıllı bir mühendisti.Babasını küçükken yitirdi. 22 yaşına kadar sefalete yakından tanıklık etti. Çok zorluklar çekti. 1862 yılında Haşet Kitabevinde işe başladı.İlk hikayeleri 1864 yılında basılır. Kendisinin tanınmasını sağlayan Therese Raquin isimli romanı ise 1867 yılında basılır.En tanınmış romanları arasında Nana,Germinal ve Meyhane'yi sayabiliriz.
 Zola’nın edebiyat dışındaki şöhreti ise, Dreyfus davasıdır.1897 yılında Fransız ordusunda Yahudi olması nedeniyle askeri yargının duyarsızlığına kurban giden yüzbaşı Dreyfus’u hükümetin bütün baskılarına rağmen savunan ve Fransa devlet başkanına hitaben “İtham Ediyorum” makalesini yayınlayan Zola, baskılardan dolayı  memleketini terkedip bir süre İngiltere'ye gidip Londra'da yaşamak zorunda kaldı. Çabaları sonucunda Dreyfus Davası'nın yeniden görülüp adaletin yerini bulması sonucu yurduna döndü. Émile Zola,    yatak odasında duman zehirlenmesinden öldü.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

1 yorum yazılmıştır

Yazan:yasaminkiyisindan | Tarih: 2008-07-29 15:56:09
Konu: selam
yasaminkiyisindan ">

hayırlı kandiller arkadaşım..

Bağlantı »