2/6/2008 · Kategori: KİTAPLARIM
Çook uzak ülkelerin birinde bir ev varmış. Bu evde anne baba ve de iki çocuk ve bir sürü de hayvan yaşarmış. Aile hayvancılık yaparak geçimini temin edermiş. Ailenin iki tane erkek çocuğu varmış. Birisi 7 yaşında diğeri de 10 yaşında imiş. İsimleri de Buğra ve Boğaç imiş.Kuzular ve koyunlar ile her gün kırlara gidip, onları otlatırlarmış.
Bir gün yine kırda koyun ve kuzu otlatırlarken küçük Buğra'nın ayağı kaymış ve tepeden aşağıya yuvarlanmış. Bağırmış bağırmış ama sesini duyuramamış ağbisine. Ağbisi Boğaç tepenin öbür tarafına giden koyun ve kuzuları toplamaya gitmişmiş. Ondan duyamamış kardeşini, gidip yardım edememiş.Ama bir duyan ve bir gören olmuş Buğra'yı. Kınalı koyun görmüşmüş. İki ay kadar önce yavrusunu işte tam Buğra'nın düştüğü bu tepede kaybetmişmiş. Daha acısı yüreğinden geçmeden çok sevdiği bu tatlı çocuğun düşmesi ona kendi kuzusunu hatırtlatmış. Hemen başlamış melemeye ki sesini Boğaç duyup gelsin, kardeşini kurtarsın. Ama ne gelen varmış ne de giden. Kınalı daha fazla dayanamamış Buğranın tepenin aşağısında baygın yatmasına. Hemen o da başlamış tepeden dikkatle aşağıya inmeye. İnmeliyim ve kurtarmalıyım diyormuş da başka bir şey demiyormuş kendi kendine.Bir kaç defa çok fena ayağı kaymış Kınalı'nın. Zor kurtarmış kendisini.Sonunda başarmış Buğra'nın yanına inebilmeyi. Melemiş Buğra'ya karşı ama Buğra duymamış Kınalı'yı. Kınalı diliyle Buğra'nın yüzünü yalamış, yalamış. Bir ara Buğra'dan hafif bir inilti sesi gelir gibi olmuş. Kınalı çok sevinmiş ve var gücü ile melemeye, Boğaç'ı çağırmaya koyulmuş. Boğaç da zaten koyun ve kuzuları toplayıp gelmişmiş. Kınalı ve Buğra'nın olmadığını anlamışmış. Kınalı'nın sesini duyunca sesin geldiği yönü araştırmış ve tepenin başına gelmiş. Aşağıda iki küçük nokta halinde seçebilmiş Kınalı ve Buğra'yı. Anlamış olan biteni. Kınalı'ya seslenmiş:
-Kınalı sen ayık tut Buğra'yı. Ben yardım getireceğim demiş ve gözden kaybolmuş.
Bir mütdet sonra büyük bir kalabalıkla geri dönmüş ve köylüler Buğra ve Kınalı'yı tepenin dibinden kurtarmışlar.Köydeki yaşlı doktor Buğra'yı muayene edip:
- Yaşaması mucize demiş. Bu mucizenin sahibi de Kınalı. Onu sürekli yalayarak ayık tuttu. Bayılmasını önledi. Bu sayede şimdi Buğra hayatta, demiş.
Kınalı anlamış yaşlı doktorun dediklerini ve gözünden iki damla yaş süzülmüş. Birisi iki ay kadar önce kaybettiği kınalı yavrusu için diğeri de kurtarmayı başarabildiği Buğra içinmiş.
Yazan: Emine Can