Number of online users in last 3 minutes
Özel Arama

5/12/2009 · Kategori: SAGLIK

              Nihayet ben ve kızım Selin de bu gün aşımızı olduk. Üç kişilik ailemizde böylece herkes aşılanmış oldu.

              Çayyolu Ayşe Ana sağlık Ocağına gittik. Selin'i de aldık. Sağlık Ocağının ikinci katında oldukça büyük bir oda Aşı Odası olarak kullanılıyor. Ayrıca dosya dolapları da var. Başka amaçlar için de kullanılıyormuş. Dolapları düzenleyemediklerini, bu günlerde aşı için çok gelen olduğunu, bu gün 130 civarında aşı yaptıklarını söylediler. İstanbuldan tanıdığımız bir aile dostumuzun eşi de burada hemşire. Kayıtlarımızı aldı. Benim aşımı yanındaki arkadaşı yaptı. Kolu alkolle silmeden aşıyı yaptı. Hiç bir hazırlık aşaması olmadı. Şaşırdım birden. Kendimi ruhen hazırlayamadan iğneyi yemiştim bile. Bunu dile getirdim. Artık eskisi gibi alkolle temizlik yapılmıyormuş. Aşıyı kolu silmeden yapıyorlarmış.Selin de arkamızdan gelip sandalyeye oturdu. Maşallah kızıma; hiç korkmadan aşısını oldu. Kimin kızı, anasına çekmiş cesaret yönünden.

                Aşıdan sonra eve gelmek üzere arabaya yerleştik ama lakin ben eve gitmek istemedim. Biraz moral depolayalım, dolaşalım, Arkadium'a gidelim dedim eşime. Arkadiumda dolaştık, alışveriş yaptık, eve geldik.

                 Şimdilik aşı ile ilgili söyleyebileceklerim kolumuzda zaman zaman aşının yapıldığı yerde hissettiğimiz hafif ağrılar. Yalnız Selin bu ağrıdan gecenin  ilerleyen saatlerinde muzdarip oldu. Babasına da nazlandığından mı nedir ufak çapta ağlamaları oldu. Ama çabuk kesti. Gece yatarken ağrı kesici şurup içirdim. Farklı şeyler yaşarsak burada yazarım. Aşı olmak isteyip de korkanlar ve cesaret edemeyenlere belki bir faydası olur. 

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

3/12/2009 · Kategori: GUNLUGUM

           Dün sabah eşim hastaneye gitti. Oradan da annesine geçecekti. Ben de biraz oyalandıktan sonra kahvaltıya oturdum.Mutfakta tv. seyredip kahvaltı yaparken eşim cep telefonundan arayıp:'' Ulus'a gel, balığı ben kendi başıma getiremem'' dedi.Balık dediği akvaryum balığı. Bayramda İstanbul'a giderken balığı da annesine teslim etmiştik.

-Ne var getiremeyecek, poşete koy, koltuğun arkasına bağla, getir dedim. Bunun için oraya gelemem ben şimd!

-Ben yapamam, getiremem, dedi. Sinirlerimiz karşılıklı gerildi. Telefonları kapattık.

            Sinirim gerildi bir kere. Balık orada kalacak değil ya. İlla gelecek tabi. Adam da ben getiremem diyor. Sanki yüklenecek de gelecek. İlla ben oraya gideceğim yani. Tekrar ben kendisini arayıp bir kere daha konuyu teyit ettirdim. Getiremezmiş.

-İyi geliyorum o zaman ben, dedim.

         Hazırlandım. 12.00 otobüsüne yetiştim. Yanıma da Tolstoy'un Diriliş romanını aldım. Otobüste okuyacağım. Hem de sinirlerimi yatıştırmış olacağım böylece.Otobüs normal seyrine devam ediyor. Eskişehir yoluna girdik. Kızılay istikametine doğru gidiyoruz. Yanıma iri yarı boylu poslu bir genç kadın oturdu. Aman yarabbim ne ter! Koku felaket. Ben de koridor tarafında oturuyorum ya hemen biraz koridora döndüm yüzümü. Kokudan uzaklaşıyorum yani.

             Nihayet Meşrutiyet caddesine geldik. Az sonra da Mithatpaşa caddesine girdik. Ben kitabımı kapattım. Çantamla aynı elime aldım. İniş için hazırlanıyorum ama burada değil, Necatibey durağında ineceğim. Benim bu hazırlığımı gören 28-30 yaşlarında bir erkek hemen koltuğumun yanına koridora geldi. Direğe yapıştı. Ben iner inmez yerime oturmayı planladığı belli. Mithatpaşa durağından 4-5 kişi bindi. Binenlerden bir erkek 60 yaş üzeri. Ayakta kaldı. ben de kendisine seslendim:

-Amca, amca gelin böyle oturun, diyerek de ayağa kalkıp yerimi verdim. Yaşlı bey teşekkür ederek otururken binen yolcular nedeni ile koridorda ilerleyip orta kapı önüne gelip burada demirlere tutunan genç erkek bana:

-Biz o kadar bekledik burada, siz başkasına yer veriyorsunuz! demesin mi?

 Benim sinirlerim anında tepeme sıçradı:

- Sana mı soracağım kime yer vereceğimi! 

-Ama ben o kadar bekledim.

-Ben amcanın yaşı var diye yerimi ona verdim. Sen gençsin, sana mı yer verecektim yani.

-Biz de yer verirdik.

-Yer verirmiş.O zaman ne konuşuyorsun.Benim ineceğim durak daha gelmedi. Amca ayakta kaldı, ben de kalkıp  yer verdim. Şu söylediklerine inanamıyorum. Sinirlerimi tepeme çıkardın. Sesini kes, şimdi elimin tersi ile girişeceğim sana. Yer verdim diye bana laf söylendiğine inanamıyorum,dedim.

           Hayatımda hiç bu kadar şaşırdığımı hatırlamıyorum. O kadar yer gezdim. Doğu-batı. İç Anadolu bölgesinde ilk defa yaşıyorum. Gerçekten buradaki insanları anlamakta zorlanıyorum. Yaşlıya saygı yok. Belediye otobüslerinde, minibüslerde perişan oluyorlar.İşte ben yer verdim diye koskoca adam bana kafa tutuyor. Böyle bir terbiyesizlik hiç bir yerde başıma gelmemişti.

           Normalde sesimi yükseltmem ama haklı olduğumu ve haksızlığa uğramış olduğumu düşünüyorsam kimse beni tutamaz, gözüm de kimseyi görmez böyle durumlarda. Karadenizli damarım tutar. Bu tartışma ve benim sinirli söylenmelerim sona erdi.Genç erkek haksız olduğunun bilincine vardı ve sesini yukarıda yazdığım cümlelerinin dışında çıkarmadı. Bir şeyler söylemeye devam etse idi benim dışımdaki diğer yolcular da  olaya müdahil olacaklardı.  Bazı yolcular da beni sakinleştirmek için bir şeyler söylüyorlardı.Ama aklımda hiç birisi kalmadı. Necatibey durağında indim.

           İncirli tarafına gideceğim. Kızılay Bulvarına geçtim. Basınevleri- İncirli durağında 15 dakika bekledim, otobüs geldi. Bindim. Yolcular kalabalık. Ben de ayakta gidenler arasındayım. Orta kapının orada tutundum gidiyorum.Otobüs tren garı üzerinden gidiyor. Ankara'da otobüs güzergahlarında bir mantık aramayın kesinlikle. 10 dakikalık bir yer için otobüsler öyle bir güzergah izliyor ki yarım saat geziyorsunuz. Bu otobüsün güzergahı da öyle işte. Buna da bir öncekinde olduğu gibi yaşlılar bindi elbet. Ben ayaktayım zaten. Kimseye yer verme durumum haliyle yok. Bu nedenle kimseden laf işitmeyeceğim yani!

         Ama bakın burada neler oldu: En arkada oturan bir erkek  arkada yer boşaldıkça durmadan orta sırada ayaktaki yaşlılara seslenip, amca, teyze diyerek yerleri haber verip oturmalarını sağladı.  Bu iki birbirine zıt olay karşısında gülümsemekten kendimi alamadım. 

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

11/11/2009 ·

İki gündür kahvaltıda bala toz tarçın serpip karıştırıp yiyordum. Bu yaptığımın neye iyi geldiğini öğrenmek istedim ve nette araştırma yaptım ve işte yararları:
Bal ve Tarçın karışımının birçok hastalıklara iyi geldiği saptanmıştır.
Eski Yunan tıbbında olduğu kadar Ayurvedik tıpta da Bal asırlarca hayati ilaç olarak kullanılmıştır.
Bugünün bilim adamları birçok hastalıkların tedavisinde Balı çok etkili bir ilaç olarak kabul etmişlerdir. Bal her türlü hastalıkta herhangi bir yan etkiye sebep olmaksızın kullanılabilmektedir.
Bugünün tıp ilmi balın tatlı olmasına karşın doğru dozlarda alındığında şeker hastaları için tehlikeli olmadığını kabul etmektedir.
Kanada da yayımlanan ünlü Weekly World News dergisinin 17 OCAK 1995 tarihli sayısında batılı araştırmacılar tarafından bal ve tarçınla tedavi edilen hastalıkların listesini yayınlamıştır.

ARTRİT
Bir kısım balı 2 kısım ılık su içerisine koyup üzerine bir çay kaşığı toz tarçın ilave ederek bir krem elde edilir. Bununla vücudun ağrıyan yerlerine masaj yapılır. 1-2 dakika içerisinde ağrının azaldığını göreceksiniz.
Artritli hastalarbir bardak sıcak su içerisinde 2 kaşık Bal ve bir çay kaşığı toz Tarçını eritip sabah akşam alabilirler. Eğer düzenli olarak alırlarsa Kronik Artriti olan hastalar bile tedavi olabilirler.
Kopenhag Üniversitesinde yapılan bir araştırmada ;kahvaltıdan önce Bir yemek kaşığı Bal ve ½ çay kaşığı toz Tarçını alan 200 hastadan 73 ü bir hafta içerisinde şifa bulmuşlar geri kalan yürüyemeyen ve hareket edemeyen hastalar da bir ay içerisinde şifa bulmuşlardır.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ
Her gün kullanılan Bal ve Tarçın bağışıklık sistemini kuvvetlendirir ve vücudu bakteri ve virüs saldırılarına karşı korur.
Araştırmacılara göre Balbirçok Vitamin ve büyük miktarda demir içermektedir.
Balın düzenli kullanılması Akyuvarlar içerisindeki bakteriler ve virüslerle savaşan korpuskülleri de kuvvetlendirir.

DİŞ AĞRISI
Bir kaşık toz Tarçın ve 5 tatlı kaşığı Bal karışımı ağrıyan dişe tatbik edilir. Ağrı kesilene kadar günde üç defa tatbik edilir.

HAZIMSIZLIK ve GRİP
Toz Tarçın 2 kaşık bal üzerine serpilip yemekten önce alındığında asit oluşumunu ve hazımsızlığı önler. İspanya da yapılan bir araştırmada bal içerisindeki bir maddenin grip mikroplarını öldürdüğü ve hastaları gripten koruduğu saptanmıştır.

İDRAR KESESİ ENFEKSİYONLARI
İki kaşık toz Tarçınbir tatlı kaşığı Bal ılık su içerisinde eritilip içilir. İdrar kesesindeki mikroorganizmalar üzerinde etkilidir.

KANSER
Japonya ve Avustralya da yapılan bir araştırmada mide ve kemik kanserleri üzerinde başarılı olunmuştur.
Bu tür kanserlere yakalanan hastalar günde bir kaşık bal ve bir kaşık Tarçını bir ay süreyle günde üç defa almalıdırlar.

KALP HASTALIKLARI
Bal ve Tarçınla bir karışım yap ve bunu her sabah kahvaltıda reçel veya marmelat yerine ekmek üzerine sür.
Bu uygulama arterlerdeki kolesterolleri eriterek hastaları kalp krizinden korur. Bu uygulama ile daha önce kalp krizi geçirmiş kişiler ikinci krizden kilometrelerce uzakta olacaklardır. Bu uygulamayı düzenli olarak yapan kişilerde solunum güçlüğü ortadan kalkacak ve kalp atışları kuvvetlenecektir.

KISIRLIK
Eski Yunan ve Ayurvedikler Balı yıllardır erkeklerin spermalarını kuvvetlendirmek için kullanmışlardır. Eğer kudretsiz bir erkek düzenli olarak uyumadan önce 2 kaşık bal yerse problemleri çözülecektir. Çin Japon ve uzak doğu ülkelerinde gebe kalamayan ve uterusunu kuvvetlendirmek isteyen kadınlar asırlardır toz tarçın kullanmaktadırlar.
Gebe kalamayan kadınlar bir tutam toz Tarçın ve yarım tatlı kaşığı balı gün boyunca bir bir sakız üzerine koyup çiğnediklerinde tükürükle karışarak yavaş yavaş emilerek etkili olmaktadır.
Amerika Meryland'da evli bir çiftin 14 yıldır çocuğu olmamış ve ümitlerini de kaybetmişlerdir.Bu uygulamalar kendilerine anlatılmış ve yukarıda belirtilen kürün uygulamasına başlandıktan birkaç ay sonra ikiz çocuklarının olacağı tesbit edilmiştir.

KOLESTEROL
İki kaşık Bal Üç tatlı kaşığı Toz Tarçın450 gr. demlenmiş çay içerisinde eritilerek içildiğinde kan kolesterol seviyesi 2 saat içerisinde % 10 düşecektir.
Artrit hastalarına tavsiye edilen kür de günde 3 defa kolesterol hastaları için uygulanabilir. Adı geçen dergideki bilgilere göre günlük gıda ile alınan bal bile kolesterolün düşmesine yardımcı olabilir.

MİDE AĞRILARI
Bal ve Tarçın kürlerinin mide ağrıları için olduğu kadar mide ülserleri için de yararlı olduğu saptanmıştır.

GAZ
Hindistan ve Japonya'da yapılan araştırmalar Bal ve Tarçının midedeki gazı giderdiğini göstermiştir.

SAÇ DÖKÜLMESİ
Saçı dökülenlerle tepesi açılanlar sıcak zeytinyağı içerisine bir kaşık balbir tatlı kaşığı toz Tarçın ilavesiyle elde edilen krem banyodan önce başa sürülür ve yaklaşık 15 dakika bekledikten sonra yıkanır. 5 dakikalık bir uygulama dahi etkili olabilir.

SİVİLCELER VE DERİ
3 kısım bal 1 kısım Tarçın ile bir krem yapılır. Bu krem uykudan önce sivilceler üzerine sürülür.Sabahleyin ılık su ile yıkanır. Eğer 2 hafta süreyle her gün uygulanırsa sivilceleri kökünden çıkarır. Egzama mantar ve diğer deri enfeksiyonlarında eşit miktardaki Bal ve Tarçın karışımı uygulanır.

SOĞUK ALGINLIĞI
Bir kaşık ılıtılmış Bal1/4 tatlı kaşığı toz Tarçın günde üç defa yenir. Bu uygulama birçok kronik öksürüksoğuk algınlığı ve sinüslerin temizlenmesi için de geçerlidir.

YAŞLILIK
Bal ve Tarçınla hazırlanan çaydüzenli alındığında yaşlılık harabiyetini önler. 4 kaşık bal1 kaşık toz Tarçın 3 bardak su içerisinde kaynatılarak bir içecek hazırlanır. Günde 3-4 defa ¼ bardak miktarında içilir. Deriyi diri taze ve yumuşak tutar yıpranmasını durdurur.

YORGUNLUK
Araştırmayı yapan Dr. MİLTON bir bardak su içerisinde ½ kaşık bal ve biraz toz tarçının her gün kuşluk vakti ve vücut direncinin düşmeye başladığı takriben saat 15.00 te alındığında bir hafta içerisinde canlılığın arttığını tespit etmiştir.

ZAYIFLAMA
Bir bardak su içerisine eşit miktarda Bal ve Tarçın konup kaynatılır.Her gün kahvaltıdan yarım saat önce aç karnına ve yatmadan önce içilir. Düzenli uygulanırsa kilo verilir. Ayrıca bu karışım düzenli olarak içildiğinde yüksek kalorili diyet alınsa bile vücutta yağın birikimini önler.( Uslanmam com'dan alıntıdır.)

Yorum (3) Yorum yaz!

11/11/2009 · Kategori: GUNLUGUM

Canım Atam, bu gün herkes sana koşup geldi. Bebeler, çocuklar, gençler, gelinler, anneler, babalar, nineler,dedeler.Ben yoktum aralarında ama ben de senin yanındaydım, sen de benim yanımdaydın elbet. Sana gelenlere gıpta ile baktım, övünçle baktım. Ne güzel bir nesil geliyor ardından Atam! Bunun böyle olacağını sen daha sağlığında biliyordun Atam! Ve Cumhuriyetini geçnlere emanet etmiştin o yüzden Atam! Onlar yanındaydılar ve bir kız şöyle diyordu kameralara:
-Atatürk'ü görmek demek O'nu görmek demek değildir, O'nu ANLAMAKTIR!

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

11/11/2009 · Kategori: SELINLE HAYATIMIZ

  Selin bu geceden itibaren artık bir yazar adayı. Bendeb öyle etkilendi ki eline defteri kalemi alıp yazmaya başladı. Kitabının adı da '' Selin'in Düşleri'' Hemen bu gece 1. bölümü bile yazıp bitirdi. 40 sayfa yazacakmış. Ben de bilgisayara geçeceğim. Bastıracağız ve Selin artık ünlü bir yazar olacak. Ne zaman basılır, ne kadar para kazanır en fazla bu tarafı ile ilgilendi ilgilendi, konunun.Yatağa girdi ama yatmadı. Kalem defter yazmaya devam ediyor. Işığı kapattırmadı. Nihayet kendini yormaması gerektiğini ve bir yazarın dinlenmeye de ihtiyacı olduğunu söyleyerek zor da olsa kendini ikna ettim. Ben de yanına uzandım uyuyuncaya kadar.
-Yüzünü bana çok yaklaştırma kızm, nefesim sana gelmesin dedim.O hiç oralı olmadı ve şöyle dedi:
-Yüzün gözün yazar yüzü görsün!

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!